27 Haziran 2015 Cumartesi

Alışveriş: Mac & Apivita

Make Up For Ever Hd Powder'ım bitince yeni bir transparan pudra almak için Mac'e gittim. Aslında Hd Powder'dan memnunum ve tekrar almayı istiyordum; fakat yakınlarımda satan bir yer olmadığı için Mac'e yöneldim. 
Gitmeden önce aklımda zaten bu pudrayı almak vardı, mua da aynı görüşte olunca Prep Prime Transparent Finishing Powder aldım. Bu pudra compact ve loose olmak üzere iki farklı formda satılıyor. Ben kullanımı daha kolay olacağı için compact olandan almak istedim; fakat mağazada kalmamıştı. O yüzden loose olanı almak zorunda kaldım. Şimdilik memnun olduğumu söyleyebilirim, bir süre daha kullanıp incelemesini yapacağım mutlaka.

Aldığım diğer ürün ise Mac Strobe Cream'in 30 ml'lik seyahat boyu. Bu ürünü bilmeyen yoktur sanırım; içeriğindeki pigmentler ile cilde aydınlık kazandıran (ne kadar ve nasıl kullandığınıza bağlı olarak) bir krem. Bu ürünün 50 ml olan boyu 32 Euro; benim almış olduğum 30 ml ise 10 Euro'ydu. Seyahat boyu olan fiyat ve gramaj bakımından çok daha avantajlı haliyle. Bu yüzden ben de seyahat boyunu tercih ettim, çok az bir miktar kullanmak gerektiği için bana uzun süre yeteceğinden eminim.

Küçük kutuda olan Fast Response Eye Cream numunesi. Merak ettiğim bir ürün olduğunu söylediğimde denemem için numunesini verdiler. Ben bu göz kremini kullanmıştım diye hatırlıyorum ama çok emin de değilim. Blog arşivini kurcalamam lazım :)


Daha sonra son zamanlarda ilgimi çeken markalardan biri olan Apivita'nın, Face Mask with Aloe isimli ürününü aldım. Bu bir nem maskesi. İçeriğinde aloe vera, jojoba, shea, yeşil çay, bal, buğday yağı ve daha birçok nemlendirici madde bulunuyor. Şimdiye kadar iki kere kullandım, performansı tatmin edici düzeyde. Cildimin neme ihtiyacı varmış zaten, ürünü adeta içti! Yaz aylarında deniz, havuzdan dolayı oluşacak cilt kuruluklarında çok faydasını göreceğimi tahmin ediyorum. Bilmeyenler için, Apivita bir Yunan markası. Bazı Avrupa ülkelerinde, Amerika'da, İngiltere'de, Japonya'da, Avustralya ve birkaç ülkede daha satışı var. Denk gelirseniz bir göz atın derim.


23 Haziran 2015 Salı

Neler Bitirdim: 27

Bu ay bir hayli ürün bitirdim, bitenler torbamın dolmak üzere olduğu görünce bir sonraki ayı beklemeden yazmaya karar verdim!


1) Organix Nourishing Coconut Milk Shampoo: Saçlarımı güzel temizliyor; eğer arındırma istiyorsanız memnun kalacağınızı tahmin ediyorum. Kullanmış olduğum saç şekillendirme ürünlerini ve yağları kalıntı bırakmadan temizliyor. Saçları nemlendirme ve besleme konusunda ise herhangi bir etkisini görmedim. Bunun için serinin saç kremini de kullanmak gerektiğini düşünüyorum. Ben saç kremini almamıştım, belki daha sonra onu da alabilirim. Kokusu muhteşem bu arada. Banyo yaptıktan saatler sonra bile hissediliyor.

2) Vita Verde Korenbloemwater: Bu toniği Di Beauty'den almıştım. Çok sade bir içerik listesi var; sanırım toplamda 5 madde içeriyor. Mavi kantaron bitkisi özü ile cildi yumuşatmayı ve yatıştırmayı hedefliyor. Olumlu ya da olumsuz herhangi bir etkisini görmedim; toniklerden çok fazla şey beklememek lazım zaten. Denk gelirsem tekrar alabilirim. 

3) Yves Rocher Serum Vegetal Radiance Lotion: Makyaj ya da güneş koruyucu temizlemek için kullandığım bir ürün. Orta akışkanlıkta, jel kıvamında. Ön temizleme ürünü olarak gayet başarılı, ardından mutlaka temizleme jeli kullanıyorum.

4) Dr. Organic Royal Jelly Night Cream: Şurada detaylı bir şekilde bahsetmiştim. Cildi besleyen ve yoğun nem sağlayan bu gece kremi, açıldıktan sonra en fazla 6 ay kullanılabiliyor. Bu durum benim için biraz can sıkıcı oldu. Yoğun yapılı olduğu için çok az bir miktar yeterli oluyor ve her gece kullanmadığım için 6 ay içinde bitirmem imkansız. Bu yüzden yarısını ellerime kullanarak bitirmek zorunda kaldım. 

5) Yves Rocher Riche Creme Anti-Wrinkle Hand Cream: Gün içinde kullandığım el kremlerini hafif yapılı olanlardan seçmeye çalışıyorum. Gece ise daha yoğun el kremleri tercih ediyorum. Bu el kremi yapı olarak yoğun ve oldukça yağlı. Gece uyumadan önce fındık tanesi kadar miktarı ellerime uygulayıp 2 dakika boyunca masaj yapıyorum. Burada hava çok soğuk olduğu için ellerim çok kuruyor, hatta kış aylarında parmaklarımın arası soyulmaya başlamıştı. Bu ürünü kullandığım süre boyunca sabah yumuşacık ellerle uyandım. Mükemmel performans sağlıyor. Kokusunu ise itici bulduğumu söylemeliyim. Elimde bir tane daha vardı, onunla devam ediyorum.

6) Yves Rocher Men Energy Exfoliating Facial Gel: Bu ürün sanırım yılbaşında aldığım bir kofrenin içinden çıkmıştı. Yves Rocher'in ürünlerini genel olarak severim; fakat bu ürünü hiç beğenmedim. Birincisi cildimi aşırı kuruttu. İkincisi durulanması çok zor! Birkaç kere kullanıp cildime iyi gelmediğini gözlemleyince vücudumda kullanıp bitirmeye çalıştım. 


7) Yves Rocher Purple Rice Soft Shower Cream: Fena değildi; Yves Rocher'in bu serisini seviyorum. Keşke daha büyük şişelerde satılsalar. 

8) Andalou Naturals 1000 Roses Daily Shade Facial Lotion Spf 18: Performans olarak çok beğensem de kokusundan dolayı soğuduğum bir ürün. Tekrar almayı düşünmüyorum. Bu ürün ve serinin diğer ürünleri hakkında bir yazı yazmıştım. Şuradan ulaşabilirsiniz.

9) Lush Dirty Shaving Cream: Değişmeyen tıraş kremim! Çok memnunum, yenisi alındı bile.

10) Kiss My Face Face Factor Spf 30: Geniş spektrumlu bu güneş kreminden geçen sene de bir tane bitirmiştim. İçeriğini beğeniyorum. Nem sağlayan bir ürün olduğu için kış aylarında kullanmaya özen gösteriyorum. Yaz aylarında ise cildim daha fazla yağlandığı için başka koruyucular kullanıyorum. Tavsiye ederim. Kiss My Face'in güneş ürünleri gerçekten başarılı. Elimde bayılarak kullandığım başka bir ürünü daha var. Detaylı yazısını en kısa zamanda yazmaya çalışacağım.

11) Yves Rocher Guaiac Wood And Juniper Edt: Yves Rocher'in yeni erkek parfümlerinden biri. Odunsu notalar baskın; fakat buna rağmen çok taze ve dinamik. Tekrar alırım.

12) Loreal Invisi Fix Clean Sculpting Paste: Saçlarımı bu ürün ile şekillendiriyorum. Performansından çok memnunum, yenisi zaten yedekte bekliyordu. 

13) Catrice Eyebrow Filler: Bana Benefit Gimme Brow'un pabucunu dama attıran ürün. Kaşları güzel dolduruyor ve doğal bir bitiş sağlıyor. Sadece fırçası biraz büyük, kullanırken dikkatli olmak gerekiyor.

14) Make Up For Ever Hd Powder: İki yıldır her gün kullandığım canım pudram! Şurada detaylı yazısı mevcut. Make Up For Ever bildiğim kadarıyla bana en yakın Brüksel'de var. Sırf bu ürün için Brüksel'e gitmek istemediğim için yerine Mac'ten bir pudra almak zorunda kaldım. Bakalım Mufe kadar sevecek miyim?

15) Sephora Smoothing & Brightening Powder: Bu pudra ile başıma geleni şurada anlatmıştım. Son kalan parça da kırılınca bitenlerde yerini aldı... 
Deneme boyu ürünlere gelecek olursak;
Loccitane Shea Gentle Toner: Bu ürünü ben birkaç yıl önce kullanıp sevmiştim diye hatırlıyorum. Geçtiğimiz aylarda yenilenmiş olduğunu gördüm. Mağaza görevlisi bu deneme boyunu verdi. Cildimde rahatsız edici yapışkan bir his bıraktı. Bir de fazla parfümlü. Bu yüzden hoşuma gitmedi.

Loccitane Angelica Hydra Vital Gel: Bu da mağaza görevlisinin bana uygun gördüğü ürünlerden biriydi. Çok sıradan bir içeriği var, aynı fiyata daha iyi içerikli ürünler olduğundan orijinal boyunu almayacağım.

Nuxe First Wrinkles Smoothing Eye Contour Cream: Yapısı çok güzel ve göz çevremi rahatlattığını, yumuşattığını gözlemledim. Bu küçük tester bana 1 hafta kadar yetti. Farklı bir göz kremi alma ihtiyacı hissedersem bunu tercih edebilirim.

Caudalie Vinexpert Eye & Lip Serum: Çok hafif yapılı bir jel. Göz kreminden önce kullanılabiliyor, aynı zamanda dudak için de kullanılabiliyormuş. Hafif bir nem sağlıyor, uzun vadede etkilerini bilemiyorum. Şu an için göz serumu kullanmayı düşünmediğim için ilgimi çekmedi.

Apivita Body Euphoria Body Milk: Apivita son zamanlarda ilgimi çeken markalardan. En son alışverişimde eczacı bayağı bir tester vermişti. Nemlendirmesi çok güzel; fakat çok yoğun yasemin kokuyor. Gece duştan sonra kullanmıştım ve ertesi gün öğlene kadar o kokuyu hissetmek içimi daralttı. Yoğun yasemin kokusu sevenlerin hoşuna gidebilir.

Apivita Suncare Spf30: Yüksek koruma sağlayan bu güneş kreminin yapısı benim için biraz ağırdı. Mat bitiş iddiasına rağmen cildimde yağlanma yaptı. 

Lush Kalamazoo Beard & Face Wash: Lush'ın erkekler için ürettiği temizleme ürünü. Bu minik deneme boyu bana 3 gün kadar yetti. Enteresan bir ürün. İlk uyguladığınızda yağlı bir his uyandırıyor; fakat duruladıktan sonra o yağlı his, yerini kuruluğa bırakıyor. Bu yüzden tercih edeceğim bir ürün değil.

17 Haziran 2015 Çarşamba

The Body Shop Smoky Poppy Poppy Seed Scrub

The Body Shop'ın en son serilerinden olan Smoky Poppy'nin kokusunu beğendiğim için birkaç hafta önce bu vücut scrubını almıştım. İçerisindeki gerçek gelincik tohumları ile ölü deriyi atarken; cildi yumuşatmayı vadediyor. 

Yoğun ve kremsi yapısı ilk kullanımda dikkat çekiyor. Hatta ben yapısının bir miktar yağlı olduğunu düşünüyorum. Soyma performansını beğendim; tanecikler çok sert değil ve bu rahat bir uygulama sağlıyor. Eğer sert ve iri tanecikli scrub seviyorsanız bu üründen hoşlanmayabilirsiniz.
Kremsi yapısı sayesinde ben cildimi bir miktar nemli tutacağını düşünmüştüm; fakat tuhaf bir şekilde, kurulandıktan sonra ciltte ''gıcır gıcır bir his'' bırakıyor. Bu benim için negatif bir özellik; çünkü ürünün cildimin nemini azalttığını gösteriyor. Öyle olmasa bile, o histen hiç ama hiç hoşlanmıyorum... 
Birkaç gün önce bitirdim ve tekrar almayı düşünmüyorum. Bu ürünle beraber Shea serisinden olan scrubı da almıştım, şimdilik onu kullanmaya devam ediyorum. Sizin sevdiğiniz vücut scrubları hangileri? Ben en çok Bath & Body Works'ün şeker bazlı scrublarını seviyorum.

13 Haziran 2015 Cumartesi

Ecowell Liquid Facial Soap

Ecowell Liquid Facial Soap, daha önce Gözde'nin yorumlamış olduğu bir ürün. Cilt tiplerimiz farklı olduğu için ben de kendi görüşlerimi belirten ayrı bir yazı yazmak istedim. Gözde'nin yazısına şuradan ulaşabilirsiniz.

Marka hakkında çok olumlu şeyler okumuştum; fakat ürünlere ulaşamadığım için inceleme şansım olmamıştı. Birkaç ay önce Watsons'ta gezinirken denk geldim ve temizleme jelini denemek istedim. Ürünün vaatleri şu şekilde:
Tazeleyici ve canlandırıcı Ecowell yüz temizleme sabunu; cildin ph değerini koruyarak lipid tabakaya zarar vermeden cildi ve makyajı derinlemesine temizler. Cildi kurutmayan yumuşak kremsi bir köpüğe sahiptir. İçeriğinde bulunan organik mersin suyu cildi temizler, arındırır ve parlatır. Organik portakal yağı cildi besler ve korur. Göz ve yüz makyajını çıkarmak için tavsiye edilir. Organik içeriği ve hassas formülü sayesinde cildi kurutmaz.

Benim cildim karma ve yanaklarım nemsiz, bu yüzden bir temizleyicide en çok dikkat ettiğim şey cildimin nemini söküp atmaması. Ecowell Likit Yüz Temizleme sabunu; kullandığım süre boyunca cildimi kurutmadı, sadece glikolik asit kullandığım günlerde biraz gerginlik hissettim. Bu glikolik asidin cildi soyması ve hassaslaştırması ile alakalı. Çok az köpürüyor, eğer bol köpüren temizleyicilere alışkınsanız ilk başta yadırgayabilirsiniz. Ben doğal içerikli ürünlere olan merakımla beraber o köpük takıntımdan büyük ölçüde kurtulduğum için; fazla köpürmemesi benim için herhangi bir sorun yaratmıyor. Temizleme performansı tatmin edici. Cildim karma olduğu için gün içinde t bölgem yağlanıyor; bu temizleyiciyi gün sonunda kullandığım zaman cildimi fazla yağdan sorunsuz bir şekilde arındırmış oluyorum.

Yapısı bayağı akışkan, bu yüzden kullanırken dikkat etmek gerekiyor. Birkaç kere parmaklarımın arasından sızıp ziyan olmuşluğu var. Ürünle alakalı tek sıkıntı ambalajı: Maalesef hiç pratik değil. Benim için kozmetik ürünlerde pratik kullanım önemli. Bu yüzden bu ürünün pompalı şişede olmasını tercih ederdim. Zaten sıvı temizleme ürünlerinde hemen hemen birçok marka artık pompalı şişeleri tercih ediyor. 

Rahatsız edici olmayan, bitkisel bir kokusu var. Benim için herhangi bir problem teşkil etmiyor; çünkü buram buram parfüm kokan ürünlerle aram pek iyi değil.


İçeriğinde zararlı sentetik kimyasallar, silikon, paraben, sls ve sles, renklendirici, likit parafin ve petrol kaynaklı maddeler yok. İçeriği ise aşağıdaki fotoğrafta mevcut. Benim kişisel içerik tercihlerime uyuyor. Fiyatını hatırlamıyorum; Gözde 36 Lira olduğunu yazmış. Ben indirimde daha uyguna almıştım. Türkiye'ye bir sonraki gidişimde markanın diğer ürünlerine de göz atacağım.


10 Haziran 2015 Çarşamba

Urban Care Argan Oil Saç Bakım Serumu

Son birkaç aydır Organix'in saç bakım yağını kullanıyordum ve performansından büyük ölçüde memnundum. Nisan ayında Türkiye'ye geldiğimde Organix saç yağım bitince, yerine bu saç serumunu aldım. Etkisi o kadar çok hoşuma gitti ki; dönmeden bir tane de yedek aldım. İlk şişemi geçen hafta bitirdim, bu ikinci şişem. 

Bu serum içeriğindeki argan yağı, zeytin yağı ve e vitamini ile saçlara parlaklık kazandırmayı; saçları onarmayı ve ısıdan korumayı vadediyor. Benim güncel saç bakım rutinimde iki farklı yağ çeşidi var. İlki geceleri bakım ve onarma amaçlı kullandığım yağlar (tercihen silikonsuz); ikincisi ise sabahları şekillendirme rutinimde kullandığım yağlar (saçları şekillendirmeyi kolaylaştırdığı için silikonlu olabilir). Urban Care'in bu yağı ikinci kategoride; içeriğinin çok büyük bir kısmını silikonlar oluşturuyor. 

Ben nasıl kullanıyorum? Sabah şekillendirme rutinimin ilk parçası olarak, iki pompa ürünü avuçlarımda ısıttıktan sonra hafifçe ıslatmış olduğum saçlarıma uyguluyorum. Daha sonra saçlarımı biraz tarayıp, şekillendirme ürünü ile istediğim şekli veriyorum. Benim saçlarım kalın telli, bu yüzden şekillendirmeden önce mutlaka yumuşatıcı bir ürün kullanmak zorundayım. Bu ürün saçlarımı harika yumuşatıyor, tarama adımında inanılmaz kolaylık sağlıyor ve parlak bir görünüm sağlıyor.

Fiyatı oldukça uygun, yanlış hatırlamıyorsam %20 indirimle 20 Lira'ya almıştım. Yalnız yazının başında da söylediğim gibi, eğer amacınız saçlara yoğun bir bakım sağlamaksa; içerik olarak daha zengin bir yağ tercih etmeniz gerekebilir. Bu yüzden ben bu ürünü sadece şekillendirme rutinim için kullanıp, gece bakımı için farklı ürünler tercih ediyorum.

5 Haziran 2015 Cuma

Sephora Smoothing & Brightening Powder

Günlük pudra olarak son iki yıldır Make Up For Ever HD Powder kullanıyorum ve performansından çok memnunum. En son Sephora ziyaretimde tesadüfen Smoothing & Brightening Powder'ı gördüm. Yapısına bakar bakmaz ilgimi çekti, o kadar yumuşak ki! Cildimde denedikten sonra aynada gördüğüm sonuçtan memnun kalarak ürünü almaya karar verdim.

Bembeyaz bir renge sahip olmasına rağmen ciltte mükemmel bir şekilde dağılıyor ve en ufak bir beyazlık bile bırakmıyor. Vaatleri ise oldukça cezbedici: Makyajı sabitler ve matlaştırır, gözeneklerin ve ince çizgilerin görünümünü azaltır, cilde yumuşak ve aydınlık bir görünüm sağlar. 

Benim bu pudra hakkındaki gözlemlerim, vaatlerini doğruluyor. Son zamanlarda fondöten neredeyse hiç kullanmıyorum, sanırım bu pudra ile beraber iki kere kullandım ve makyajımı güzel sabitlediğini hatırlıyorum. Makyaj sabitleme hakkındaki yorumum maalesef ki kısıtlı, bunun nedeni ise benim bu pudrayı her gün güneş kreminden sonra herhangi bir ten ürünü olmadan kullanıyor olmam. Güneş kremimden hemen sonra Real Techniques Powder Brush ile tüm yüzüme uyguluyorum. Güneş kreminin verdiği o parlak görüntüyü kırıyor ve cildimi aydınlık ve sağlıklı gösteriyor. Bu noktada ben bu pudrayı ayakta alkışlıyorum. Çünkü birçok pudra, ciltteki parlamayı alırken donuk bir görüntüye sebep oluyor. Bu ürünü farklı kılan şey ise parlamayı azaltırken cildi donuklaştırmaması. Bu yüzden bu üründen önce bir ten ürünü kullanmaya gerek duymuyorum, tabii bunda cildimin sorunsuz olmasının da etkisi var. (Mükemmel, porselen gibi bir cildim yok; sorunsuz olmasından kastım, şu an için cildimde kapatmak istediğim herhangi bir sorunun olmaması)

Gözenek küçültme etkisi tek başına çok başarılı değil tabii ki. Ben pudrayı tüm cildime uyguladıktan sonra, parmağımla bir miktar alıp gözeneklerimin üzerinden tekrar geçiyorum. Gözeneklerin görünümünü bir miktar azaltıyor, tamamen görünmez kılmak içinse altına gözenek küçültücü bir baz gerektiğini düşünüyorum.

Olumsuz yönlerine gelecek olursak... Bir kere inanılmaz derecede tozutuyor, ben bunun ilk başta fırçamdan kaynaklandığını düşünüp farklı bir fırça ile kullanmaya devam ettim. Fakat sonuç aynıydı. Ve beni dehşete düşüren tarafı ise; 1,5 ay gibi kısa bir sürede pudranın fotoğrafta göreceğiniz üzere bitmesi! 

İnanması gerçekten zor, fotoğraf gönderdiğim arkadaşlarım da tıpkı benim gibi şok oldular. Bana kalırsa, ürünün bu kadar çabuk bitmesinin nedeni yapısı. Yazının en başında pudranın yapısının çok yumuşak olduğunu söylemiştim. Bu yumuşaklık maalesef ürünün yapı bütünlüğünü olumsuz etkiliyor. Bu yüzden kullanırken çok tozutuyor, yarısından fazlası boşa gidiyor. 

Belki de benim ürünümde üretim hatası var, bilmiyorum. Sadece 8 gramlık bir pudranın, bu kadar kısa bir sürede eriyip bitmesinin normal olmadığını biliyorum. Böyle bir olumsuzluk yaşadığıma gerçekten çok üzgünüm; çünkü performansından o kadar memnun kalmıştım ki, yedeklemeyi planlıyordum. Fiyatı 40 ya da 50 liraydı, şu an tam hatırlamıyorum. Siz ne düşünüyorsunuz? Daha önce böyle bir sorunla karşılaştınız mı?