22 Haziran 2014 Pazar

Alışveriş: Facedermo, Yves Rocher, Kiehl's, Lancaster

Son zamanlarda elimdeki birçok ürünü bitirince çeşitli yerlerden alışveriş yaptım. İlk alışverişim Facedermo'dan oldu, Gözde siteden daha önce alışveriş yaptığını ve memnun kaldığını söyleyince ben de birşeyler aldım. Caudalie ve Bioderma'da %40 indirim vardı. C vitaminli bir seruma ihtiyacım olduğundan Caudalie'nin geçtiğimiz aylarda piyasaya çıkan Polyphenol C15 Serum'unu aldım. Serumu kullanmaya başlayalı 3 hafta oldu fakat pek sevmedim. İlerleyen günlerde detaylı bir şekilde yazmayı düşünüyorum. 
Maskeye ihtiyacım olduğu için bu sefer Bioderma Sebium Mask denemek istedim. Genelde Bioderma ürünleriyle pek aram yoktur fakat bu maskeye bayıldım. Hatta yarısını kullandım diyebilirim!
Sally Hansen Instant Cuticle Remover'ı ise ücretsiz kargodan faydalanmak için sepete ekledim. Bu ürünü birkaç yıl önce kullanıp çok memnun kalmıştım; neden tekrar almamışım hatırlamıyorum. Tekrar kullanmaya başladım.

Yves Rocher'de Mega Sale olunca yeni çıkan Energie Homme Anti- Aging Face Care isimli ürünü aldım; aslında aftershave almayı düşünüyordum fakat bu ürünün içeriği aftershave'e göre daha iyi görünüyordu. Plaisirs Nature serisinden ise uzun zamandır kullandığım Vanille Silky Cream'i yedekledim.

Bu hafta içinde Ankara'daydım. Armada'ya Kiehl's açılınca Gözde'yle soluğu orada aldım tabii; aslında aklımda Micro-Blur Pore Prefector vardı fakat gözeneklerimde hiçbir etkisi olmadığını görünce Rare Earth Pore Minimizing Lotion'ı denemek istedim; bu ürünün de gözeneklerde anlık etkisi pek yok fakat cildimi o kadar mükemmel matlaştırdı ki tereddüt etmeden aldım. Yaz aylarında böyle ürünler kurtarıcı oluyor. Yine aynı seriden daha önce de kullanmış olduğum Deep Pore Cleansing Masque'i aldım, karma ya da yağlı ciltliyseniz önerebileceğim maskelerden biri.

Tatilde kullanmak içinse Lancaster Fresh Milk Sublime Tan aldım; bu ürünü daha önce de kullanıp memnun kalmıştım diye hatırlıyorum. Kullandıktan sonra detaylı yazısı gelecek.

True Blue Spa Fizzy Foaming Facial Mask

Geçen sene bir ara köpüren maske furyası vardı, o dönemde ben de denemek için Bath & Body Works indiriminde True Blue Spa Fizzy Foaming Facial Mask'i almıştım.
Yapısı tıpkı temizleme jeli gibi. Ürünü ıslatılmış cilde uygulamak gerekiyor ve uygulandıktan birkaç saniye sonra kendi kendine köpürmeye başlıyor. 5 dakika beklettikten sonra yıkayıp nemlendiricinizi sürüyorsunuz. Cildi temizleme ve cilde oksijen sağlama? gibi vaadleri var. 
Ben pozitif ya da negatif hiçbir etkisini görmedim. Her seferinde sanki cildimde temizleme jeli bekletiyormuşum gibi hissettim. Yıkadıktan sonra güzel bir temizlik hissi bırakıyor sadece. Bunu temizleme jeliyle de yapabiliyoruz zaten. Benim için son derece gereksiz bir üründü, hep merak işte :)
Kil içerikli temizleyici maskelerden çok daha yüksek performans alıyorum. Bu yüzden bu ürünü birkaç kere kullandıktan sonra bir arkadaşıma verdim. Onun yorumları da aynı şekilde oldu. Hatta o temizleme jeli olarak kullanmış.

Bildiğim kadarıyla bu ürün satıştan kaldırıldı fakat en son gittiğimde mağazada hala vardı. Muhtemelen son partidir o da. Şu sıralar çok sevdiğim bir maske var: Bioderma Sebium Mask. Yakında onun da yazısı gelecek.

20 Haziran 2014 Cuma

Lush Angels On Bare Skin

Lush'ın peeling etkili temizleyicilerinden olan Angels On Bare Skin'i tanıtıp tanıtmamak konusunda kararsız kaldım. Birçok kişinin haberi vardır mutlaka; Lush Türkiye'den çekilme kararı almış. Ben bu habere çok üzüldüm, çünkü Lush'tan düzenli olarak aldığım ve memnun kaldığım ürünler vardı. Ağustos'tan itibaren Lush ürünlerini İngiltere ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden online olarak alabilecekmişiz fakat hem gümrük sorunu hem de yüksek kargo ücretleri nedeniyle gereksiz bir hareket olduğunu düşünüyorum ben. Artık yurtdışı seyahatlerinde alınacak markalardan biri oldu maalesef...

Lush'ın diğer temizleyicileri gibi Angels On Bare Skin de katı formda; bir miktar ürünü avuç içine alıp su ile macun kıvamına getirmeniz gerekiyor. Ben birkaç ay yüz peelingi olarak kullandım. Tanecikleri orta sertlikte; belki fotoğraftan da belli oluyordur yağlı bir yapısı var. Uygularken bu durum ekstra konfor sağlıyor ve yıkandıktan sonra ciltte yağlı bir tabaka bırakmıyor. Cildimi kurutmadı ya da herhangi bir soruna neden olmadı; fakat daha sonra cilt bakım rutinime başka bir peeling girdi ve ben bunu el peelingi yaptım; bu şekilde daha çok sevdiğimi söyleyebilirim. Çünkü taneciklerinin orta sertlikte olmasından dolayı yüzüm için kullanırken kafamda hep soru işareti vardı. Zaten son zamanlarda  tanecik içermeyen peelinglere yöneldim, sanki sonuç daha iyi gibi. Test aşamasını geçtikten sonra sonuçları bildirmeyi düşünüyorum.

19 Haziran 2014 Perşembe

Neler Bitirdim: 18

1) Burts Bees Aftershave: Feelunique'in yılbaşı indiriminde aldığım ürünlerden biriydi; memnun kalmadım. Yapısı su gibi hafif olmasına rağmen ciltte tuhaf bir his bırakıyor. Daha kötüsü çok yoğun hoş olmayan bir kokusu var; yüzüme baharat sürmüşüm gibi bir his uyandırdı hep bende. Vücudumda kullanıp bitireyim dedim ama kokusu o kadar katlanılmaz ki bitirmeden atıyorum.

2) Kiss My Face Face Factor 30: Bu güneş koruyucuyu Dofa'nın tavsiyesiyle almıştım; mükemmel bir güneş koruyucu olduğunu düşünüyorum. İçeriği çok güzel, geniş spektrumlu, parfüm içermiyor, ciltte beyaz bir tabaka bırakmıyor ve cildi nemlendiriyor. Yanlış hatırlamıyorsam ben Mart gibi kullanmaya başlamıştım; o dönemde karma-nemsiz cildimde ekstra yağlanma, parlama yapmamıştı. Geçtiğimiz ay havalar ısınmaya başlayınca cildim daha çok yağlanmaya başladı; bu yüzden daha hafif bir koruyucuya geçtim. Yaz bitince büyük ihtimalle tekrar alabilirim; ya da yaz döneminde günlük değil de denizde havuzda falan kullanabilirim. Bu markanın güneş koruyucularına bence bir göz atın; hem fiyatları makul hem de içerikleri tatmin edici.

3) Yves Rocher Elixir 7.9 Hassas Ciltler İçin Gündüz Kremi: Bana sevgilimden hediye olarak gelmişti; cildim için çok doğru bir ürün olduğunu söyleyemem çünkü hassasiyet problemim yok. Yapısı hafif, cilt tarafından kolayca emiliyor. En beğendiğim özelliği parfüm içermemesi oldu. Sıradan bir nemlendiriciydi. Yenisini almayı düşünmüyorum; bunun ilk nedeni bir nemlendirici için 30 ml gibi az bir gramaja sahip olması. İkinci nedeni ise bu kadar az gramaja sahip olmasına rağmen 110 liralık bir fiyata sahip olması. Bu fiyata çok daha iyi nemlendiriciler olduğu kesin.

4) Isana Dusch Peeling: Çok küçük partiküllere sahip, köpüren bir vücut peelingi. Ben biraz daha büyük taneciklere sahip vücut peelinglerini daha çok seviyorum; bu yüzden tekrar alınmayacak.

5) Derma E Soothing Toner: Alkolsüz, parfümsüz, sade içerikli bir tonik olduğu için merak ederek almıştım; cildi germiyor ve kurutmuyor. Bu markanın ürünlerini çok seviyorum fakat cilt bakımında pamuk-tonik kullanmayı pek sevmediğim için tekrar almayı düşünmüyorum. Gün içinde cildi tazeleyecek püskürtmeli bir tonik istiyorum, önerilere açığım.

6) Yves Rocher Green Tea Fresh Shower Gel & Macadamia Nut Shower Cream: Yves Rocher'nin bu serisindeki duş jellerini seviyorum. Macadamia Nut sanki biraz kuruttu gibi geldi ama çok emin de değilim. Green Tea'yi daha çok sevdim. Şimdi elimde başka bir çeşidi var.

7) Eos Lip Balm: Birçok kişinin aksine ben Eos lip balmları sevmiyorum; bunun yarısı duruyor fakat kullanmadığım için atıyorum.

8) Ren Hydra-Calm Day Cream: Ren merak ettiğim bir markaydı ve bu deneme kiti Kübra'nın etkinliğinde hediye edildiğinde çok sevinmiştim. Orta yoğunlukta güzel bir nemlendiriciydi; fakat kokusu çok yoğun.

9) Ren Revitalising Night Cream: Bu gece kremi ise yoğun yapılı ve benim cildime fazla geldi. Bu yüzden sadece boynumda kullanarak bitirdim.

10) Ren Hydra-Calm Cleansing Milk: En çok beğendiğim ise bu temizleme sütü oldu. Krem formunda ve makyaj çıkarmak için ideal. Ben sonrasında mutlaka jel temizleyici kullandım ki cildimde kalıntı bırakmasın veya gözenekleri tıkamasın. Orijinal boyunu almayı düşünebilirim.

11) Fresh Line Hesperides Normalizing & Regulating Purity Face Wash: İçeriği ve temizleme performansı tatmin edici bir temizleme jeliydi; fakat benim cilt tipime uygun değildi. Yağlı ciltlere tavsiye ederim.

15 Haziran 2014 Pazar

Make Up For Ever Face & Body Liquid Make Up

Make Up For Ever'ın en çok satan ürünlerinden biri olan Face & Body Liquid Make Up benim en sevdiğim ten ürünlerinin başında geliyor. %70'i sudan oluşan jel kıvamında ilginç bir yapısı var. Klasik fondötenlerle hiç alakası yok, renkli nemlendiriciden bile daha hafif. 
Kapatıcılığı varla yok arasında, bu yüzden sorunsuz ciltlere uygun olduğunu düşünüyorum. Eğer amacınız sivilce izi ya da kusur kapatmaksa yeterli gelmeyebilir. Sadece cilt tonum eşitlensin, varla yok arası bir makyaj istiyorum derseniz çok doğru bir tercih.

Yapısı jel kıvamında olduğu için ben en iyi sonucu parmaklarımla aldım, fırçayla uygulamak pek pratik gelmedi. Nemlendiricimi sürdükten sonra 2 pompa ürünü parmaklarımla hızlı bir şekilde uyguluyorum, üzerine genelde Hd Powder kullanarak sabitliyorum. Ciltle bütünleşmesi harika, ve en önemlisi doğru rengi tutturduysanız ciltte farkedilmesi neredeyse imkansız. Cildi son derece sağlıklı gösteriyor. Benim en çok beğendiğim özelliği bu oldu. 

Karma-nemsiz cildimde ekstra yağlanma ya da parlamaya neden olmadı, hatta yağlı ciltler de sevebilir diye tahmin ediyorum. Eğer sorunsuz bir cilde sahipseniz ya da düşük kapatıcılığa sahip bir ürün arayışındaysanız tavsiye edebilirim. Normal fondötenler genelde 30 ml iken bu ürün 50 ml, sanırım vücutta da kullanılabilmesi için gramajını fazla yapmışlar. Ben düzenli olarak kullanmadığım için yarısına kadar gelebildim, son kullanma tarihi dolduğu için kullanmıyorum artık. Günlük makyaj yapanlara uzun süre gider diye tahmin ediyorum. Sephora ve Make Up For Ever mağazalarından alabilirsiniz. Yalnız bazı Sephoralarda tüm renkleri olmayabiliyor.

Make Up For Ever'ın ten ürünlerini genel olarak beğeniyorum, aşağıdan yazılarına ulaşabilirsiniz:

14 Haziran 2014 Cumartesi

Yves Rocher Uv Beauty Shield Spf50

Yves Rocher Uv Beauty Shield'ı geçen sene ilk satışa çıktığı zamanlar almıştım. Beni çeken şey içeriğinde Spf haricinde Uva Pa olmasıydı, daha önce bu tarz bir güneş koruyucu kullanmadığım için denemek istemiştim.
Benim cildim karma-nemsiz ve ten rengim koyu, bu yüzden günlük koruyucularımı Spf 20-30 aralığında seçiyorum. Bu koruyucu Spf 50 olduğu için denizde- havuzda kullandım çoğunlukla.

Yapısı hafif fakat biraz yağlı. Bu yüzden karma ve yağlı ciltlere çok uygun değil, kuru ciltler için iyi bir seçim olabilir. Cildi çok güzel nemlendiriyor, hızlı emiliyor ve cilt üzerinde beyaz tabaka bırakmıyor. Koruma performansı gayet iyi, tatillerimin ilk günlerinde bu koruyucuyu kullandım ve cildimde herhangi bir güneş yanığı ya da soyulma problemi yaşamadım. 

Yalnız dediğim gibi karma ciltlere pek uygun değil; cildimde yağlanma ve parlama sorunu yaşadım. 30 ml olduğu için hızlı bitirdim ve tekrar almayı düşünmüyorum. 

13 Haziran 2014 Cuma

Dirty Works Power Berry Detox Mask

Dirty Works markası Gratis tarafından satışa sunulduğunda benim ilgimi ilk çeken bu maske olmuştu. Karma ciltli olduğum için kil bazlı maskeler haftalık bakım rutinimde önemli bir yere sahip. 
Maskeyi 4 ay kullandım ve geçtiğimiz hafta bitirdim. Yapısı klasik kil maskeleri gibi orta yoğunlukta, ciltte kolayca dağılıyor. Cildimi temizledikten sonra kalın bir tabaka halinde sürüp 10 dakika bekletiyorum. Tamamen kurumasını beklemeden yıkıyorum. Ciltten kolayca temizleniyor ve ciltteki fazla yağı başarılı bir şekilde emiyor. Benim karma ve nemsiz olan cildimi kurutmadı; tabii bu herkesin cilt tipine ve cildin nemlilik durumuna bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Karma ve yağlı ciltlerin sevebileceği bir maske olduğunu düşünüyorum.

Fiyatı 13 lira civarında diye hatırlıyorum; bu tarz bir maske için oldukça uygun ve içeriği diğer drugstore maskelere kıyasla gayet iyi. Kokusuz olsa çok daha iyi olurdu; çünkü yoğun bir meyve kokusuna sahip ve bu koku bazen insanı sıkabiliyor. Markanın iki faklı maskesi daha var; onları da merak ediyorum. Kullanan varsa yorum bırakabilirseniz çok sevinirim.

11 Haziran 2014 Çarşamba

Neostrata Lotion Plus 15 Aha

Neostrata ile tanışmam 2012'ye dayanıyor, o zamanlar gittiğim dermatoloğuma cilt tonumdaki eşitsizlik ve düzensizliklerden o kadar çok yakınmıştım ki bana hiç alternatif sunmadan bu ürünü önermişti ve memnuniyet garantisi vermişti. Kendisi ezbere Bioderma, La Roche Posay kullan geçer tarzı bir dermatolog olmadığı için (ne yazık ki büyük bir kısmı böyle) tereddüt etmeden bu ürüne yöneldim.

Ürünü kullanmaya başladığımda cildim şu anki gibi karma ve nemsizdi; fakat cilt tonumda eşitsizlik vardı ki cildimle alakalı beni en çok rahatsız eden şey buydu. 
Ürünü kısaca tanımlamak gerekirse; %15 Glikolik Asit içeriyor. Cilt yüzeyini yenilemeyi, cilt tonundaki eşitsizlikleri gidermeyi ve ince çizgi ile kırışıklıkları azaltmayı hedefliyor. Bu ürünün daha düşük glikolik asit içeren versiyonu da mevcut, benim kullandığım daha önce glikolik asit deneyimi olanlar için uygun. Hassas ciltlere uygun değil, ve özellikle altını çizmek istediğim bir husus var: Bu ürünü kullanmadan önce mutlaka bir uzmana danışmanızda fayda var. Cildinize uygun olmadığı takdirde çok büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalabilirsiniz.

Kullanımı: Günde iki kere, cildi temizledikten sonra kullanılması gerekiyor. Dermatologum fazla gelebileceğini düşündüğü için bana sadece akşamları kullanmamı tavsiye etmişti ve ben de o şekilde kullandım. Cildi hassaslaştırdığı için beraberinde mutlaka çok iyi bir güneş koruyucu kullanmanız şart. Kullanım boyunca çok sert peeling ve maskelerden, keseden uzak durmanız gerekebiliyor. Sadece cilt için değil, aynı zamanda vücudunuzda da kullanabiliyorsunuz.

Yapısı: Losyon kıvamında, ürünü cilde masaj yaparak yedirmek gerekiyor. Ben yapısından pek hoşlanmadım çünkü ciltte biraz yapışkan bir his bırakıyor. Parfümsüz bir ürün, çok rahatsız edici olmayan bana ilacı anımsatan bir kokusu var.

Gözlemlerim: İlk ay çok zorlu geçmişti; ürünü uyguladığım zaman cildimde güçlü bir yanma sonrasında karıncalanma hissediyordum. Yanaklarımda ve alnımda kızarıklıklar oluştu, cildim hassaslaşmaya başladı. Gündüzleri güneş koruyucumu hiç aksatmadım, bol su içmeye çalıştım ve ilk ay peeling ve maske yapmadım çünkü cildim hafif hafif soyulmaya başladı. Bu şiddetli bir soyulma değil, burun kenarları ve alında ufak soyulmalar şeklinde gerçekleşti. Tabii ki herkesin cildi farklı olduğu için etkileri de farklı olacaktır. Buraya kadar herşey gayet iyiydi, fakat ilk ayın sonunda cildimde ciddi bir sivilcelenme başladı. Benim cildim akneye meyilli değil; ergenliğimde bile çok az sivilcem olmuştur. Hal böyle olunca panikledim; dermatoloğum ise bunun normal olduğunu ve düzene gireceğini söyledi. Yaklaşık 2 hafta kadar sivilceler cildimde festival modunda takıldı. Bu arada Neostrata ile iletişim kurduğumda onlar da aynı cevabı verdi; yapılandırıcı bir ürün olduğu için geçici sivilcelenmelerin normal olduğunu söylediler. Özetle ilk ay cildimin alışma süreci olarak geçti.

İkinci ay herşey normaldi; cildimdeki hassasiyet geçti, yanma ve kızarıklıklar yok oldu. Sivilceler iz bırakmadan söndü; tabii ben sivilcelerle asla oynamadım. İkinci ayın sonunda cildim inanılmaz bir şekilde berraklaşmaya başladı; ton eşitsizliği yavaş yavaş azalmaya başladı. Ürünün etkilerini net bir şekilde gözlemlemeye başladım. İkinci ayda ürünü her gün değil de haftada 4 gün şeklinde kullandım. Geri kalan günlerde normal nemlendiricimi kullanmaya devam ettim.

Üçüncü ayda artık ürünü haftada 2 ya da 3 güne düşürmeye karar verdik. Cildim hiç olmadığı kadar yumuşak, aydınlık ve sorunsuzdu. Cildimdeki ton eşitsizliği resmen yok oldu, açıkçası bu kadar etkili olacağını tahmin etmemiştim! Bu arada cilt etkili bir şekilde soyulduğu için cilt tonu da bayağı bir açılıyor.

Üçüncü aydan sonra cildimdeki ton eşitsizliğinden kurtulduğum için ürünü düzenli kullanmayı bırakmaya karar verdik. Bunun bir diğer nedeni baharın yaklaşmasıydı, güneşe karşı hassaslaştıran bir ürün olduğu için bahar ve yaz aylarında kullanmak istemedim; cildim düzene girdiği için gerek de kalmamıştı zaten. Bu noktadan sonra ürünü arada sırada peeling niyetine kullandım, Ya da sadece burun bölgemdeki siyah noktalara karşı maske şeklinde kullandım. Deyim yerindeyse siyah noktaları söküp atıyor.

Çok  yüksek performans aldığım hatta bayıldığım bir üründü! En büyük korkum kullanmayı bıraktıktan sonra cildimin eski haline dönmesiydi fakat öyle birşey olmadı. O nefret ettiğim cilt tonu eşitsizliği çok büyük oranda azaldı. Sanki cildimde bir tabaka vardı ve ben o tabakayı atıp rahatladım. Tabii bunda cildime iyi şekilde bakmamın etkisi de büyük. Bu kadar övgüden sonra cildi porselene falan dönüştürdüğünü düşünmeyin; öyle bir dünya yok :) Bence kozmetik ürünlerle alınabilecek en iyi etkiyi sunuyor, gerisi profesyonel uygulamalarla mümkün belki. 

Eğer cilt problemlerinize uyuyorsa şans vermenizi tavsiye ederim, daha önce de söylediğim gibi bir uzmanın fikrini almanız yararınıza olur. Ambalajı değişmiş; gördüğüm kadarıyla içeriği aynı. Fiyatı çok yüksek değil; hatta aydınlatıcı serum, leke serumu, mucize serum adı altında satılan ama içeriğinde bunları gerçekleştirecek zerre içeriğe sahip olmayan birçok serumdan daha hesaplı. Gramajı oldukça fazla, ben bitiremesem de fiyatını sonuna kadar hakettiğini düşünüyorum.

9 Haziran 2014 Pazartesi

Kullandığım 5 Fresh Line Ürünü

İçeriğe özen gösteren markalardan olduğu için Fresh Line sevdiğim markalar arasında yer alıyor. Bu marka ile Gözde'nin sayesinde tanışmıştım ve ürünlerini keşfetmeye devam ediyorum. Marka hakkında detaylı bilgiye sahip olmak isterseniz Gözde'nin Fresh Line Etkinliği yazısını okuyabilirsiniz.

Bu yazıda bahsedeceğim ürünlerin detaylı fotoğrafları olmadığı için çok üzgünüm, ürünlerin hemen hemen hepsini kullanıp bitirdiğim için blogun Instagram hesabından aldığım bu fotoğrafları kullanıyorum. Fresh Line hakkında çok fazla yorum olmadığı için bu yazı mutlaka arşivimizde olsun istedim.
Markanın benim için en dikkat çekici ürünleri taze maskelerdi. Bu yüzden cilt tipime uygun iki adet maske edinmiştim. 
Birincisi Patatesli Göz Maskesi. Göz çevresini yatıştırmayı, nemlendirmeyi ve göz çevresindeki morlukları azaltmayı vadeden bir maske. Orta yoğunlukta krem yapısına sahip, göz çevresine uygulayıp 10-15 dakika sonra temizlemek gerekiyor. Diğer Fresh Line maskeleri gibi bunu da buzdolabında saklamanız gerekiyor. Ben bu maskeyi çok sevdiğim için istikrarlı bir şekilde kullandım ve bitirdim. Göz çevresini yatıştırma ve nemlendirme özelliğine bayıldım. Buzdolabından çıkarıp soğuk soğuk uygulandığı için göz çevresindeki sabah şişliklerine iyi geldiğini net bir şekilde gözlemledim. Morluklar üzerinde çok belirgin bir etkisi yok; fakat göz çevresinde bıraktığı o nemli his bunu telafi ediyor benim için. Kaç gram aldığımı çok net hatırlamıyorum, fakat Fresh Line uzmanı kutunun çeyreği kadar almamı tavsiye etmişti ve bana 3 ay kadar yetti. 
Kullandığım diğer maske ise Mavi Papatya Maskesi. Cildi temizleme ve yatıştırma özelliğine sahip, kremsi bir yapısı var. Bu maskeden çok fazla performans alamadım. Cilde uygulandıktan sonra tamamen kurumuyor, ıslak kalıyor. Maskeyi kullandığım zamanlarda alnımda küçük sivilceler çıktı, kısacası benim cildime pek uymadı. Bu ve çamur maskesi arasında kalmıştım; çamur maskesi daha iyi bir tercih olurmuş diye düşünüyorum.
Şubat ayında Ankara'ya gittiğimde ise bu ürünleri almıştım. Nektar Sabun'u çok sevdim, duşta kullanarak bitirdim bile. Fresh Line'dan denediğim üçüncü sabun sanırım, cildimi kurutmadan temizlediği ve muhteşem koktuğu için tekrar almayı düşünüyorum. 
Karma cilde sahip olduğum için Fresh Line çalışanı Hesperides Normalizing & Regulating Purity Face Wash'u önermişti. Hem elimde fazla temizleyici olduğundan hem de bu ürünün sanki yağlı ciltlere uygunmuş gibi görünmesinden orijinal boyundan önce deneme boyunu satın almıştım. Temizleme performansı gayet iyi, çok az bir miktarı bile harika bir krem-köpük arası bir forma dönüşerek cildi güzelce temizliyor. Fakat tahmin ettiğim gibi benim karma-nemsiz cildimi biraz kuruttu. Yağlı ciltler için biçilmiş kaftan olduğunu düşünüyorum. 

Ve bahsedeciğim son ürün Calliope Rescue Solid Shampoo. Kuru ve problemli saç derisini düzenlemek için kullanılabilecek bir katı şampuan. Benim saç derimde kışın kuruluk oluyor ve bu kuruluğa bağlı olarak zaman zaman kepeklenme sorunu yaşıyorum. Fresh Line uzmanına bu durumdan bahsedince bana bu katı şampuanı önerdi. Öncelikle katı şampuanın tavsiye edilen kullanımından bahsetmek istiyorum. Saçları ıslattıktan sonra şampuanı alıp hafifçe kafanızın üzerinde gezdirmeniz gerekiyor, daha sonra şampuanı kurulayıp kutunun üzerine koyuyorsunuz. Fresh Line uzmanı kutunun içine koyarsam eriyebileceğini söylemişti. Ben tavsiye edilen şekliyle kullanmadım çünkü şampuanı kutunun üzerine koyup açıkta bekletme fikri çok hoşuma gitmedi. Bu yüzden geniş bir krem kutusunda saklamayı tercih ettim. Yaklaşık 3 aydır kullanıyorum, yarısına geldim ve kutuda sakladığımdan dolayı biraz erimeye başladı. Bu yüzden kutudan parmağımla bir parça alarak kullanıyorum artık. Hatta bu kullanımı daha pratik geldi diyebilirim. Etkilerine gelince, saç derimdeki kepeklenme tamamen yok olmasa da büyük oranda azaldı. Şampuan saç derimi kurutmadı, yalnız uzun saçları olanlar saç kremi kullanmaya ihtiyaç duyabilir. Ben Jason Restorative Biotin Pure Natural Shampoo ile dönüşümlü olarak kullanıyorum. Bittiği zaman tekrar almayı düşünüyorum.

Sizin kullandığınız Fresh Line ürünleri varsa yorum bırakabilirseniz sevinirim. Ben şu sıralar muhteşem bir peelingini kullanıyorum, yakında onun da yazısını yazmayı planlıyorum.


7 Haziran 2014 Cumartesi

Revlon Photoready Perfecting Primer

Revlon'un uzun zamandır istediğim bu primerına bir instagram satışı sayesinde sahip oldum, o zamandan beri sıkça kullandığım ürünler arasında.
Ürün krem formunda ve açık pembe bir renge sahip. Cildi nemlendiriyor ve makyaja hazırlıyor. Tüm primerlarda olduğu gibi, bu ürün de silikon sayesinde ciltte kaygan, ipeksi bir his bırakıyor. Yalnız farklı olarak Revlon çok aşırı silikonlu bir his bırakmadı cildimde. Bu özelliği sayesinde benden ilk artı puanı almayı başardı.

Artıları:
- Açık pembe rengi ile ciltte hafif bir aydınlatma etkisi yaratıyor. Donuk cilt görünümünden şikayetçi olanların hoşuna gidecek bir özellik.
- Gözeneklerin görünümünü azaltıyor. (Aslında içeriğinde silikon olan çoğu primer bunu yerine getiriyor)
- Ben üzerine çoğu zaman sadece pudra kullandım, özellikle kışın cildimin kuru bölgelerinde oluşan o pudralı görünümü engellemesine bayıldım.
- Çok sık olmasa da göz çevremde kapatıcı öncesi baz olarak da kullandım. Kapatıcının dağılımını kolaylaştırdığını ve çizgilere dolmasını az da olsa engellediğini gözlemledim.
- İçeriğinde yağ, talk, koku ve paraben olmadığı belirtilmiş. 
- Kullanışlı pompası sayesinde istenilen miktarda ürün alınabiliyor.

Eksileri:
- Az önce bahsettiğim kullanışlı pompa zaman zaman tıkanıyor, sanırım bu pompa ile değil de ürünle alakalı. Pompanın ucunda kalan ürün havayla temas ettiği için donuyor.
- Çok sıcak havalarda t bölgesinde yağlanma yapabiliyor. Herhangi bir cilt tipine göre ayrım yapılmamış, çok yağlı ciltler için iyi bir tercih olmayabilir.

Benim memnun kaldığım nadir primerlardan biri oldu. Bir de Color Correcting versiyonu var. Bulabilirsem onu da almayı düşünüyorum.




4 Haziran 2014 Çarşamba

Trilogy Certified Organic Rosehip Oil

Geçen sene keşfettiğim en başarılı ürünlerden biri Trilogy Certified Organic Rosehip Oil. İçeriğinde sadece organik kuşburnu yağı var, bu yüzden benim çok ilgimi çekmişti. Ciltteki skarları, çatlakları ve kırışıklıkları hafifletmeyi hedefleyen ürün damlalıklı şişede ve sarı renge sahip.
Ürünü geçen sene yaz sonunda kullanmaya başladım ve yakın zamanda bitirdim. Benim cildim karma ve nemsiz olduğu için haftada 2-3 kere gece kremi yerine kullandım. Daha kuru cilde sahip olanlar her gün kullanabilir, aynı zamanda kreminizle beraber de kullanabiliyorsunuz. Yağ olduğu için emilmesi 10 dakikayı buluyor, aynı zamanda cildi yağ içinde bırakmıyor. Uzun kullanım süreci sonunda gözlemlerim şu şekilde oldu:

-Cildi çok güzel nemlendiriyor, sabah uyandığımda cildimdeki nemsizliğin büyük oranda azalmış olduğunu farkediyorum.
-Ciltteki donuk görünümü azaltıyor ve cildi daha canlı gösteriyor. Benim en çok beğendiğim etkisi bu oldu.
-Skarlar üzerindeki etkisine gelince; benim cildimde birkaç yerde minik sivilce izleri var, bu kış onlarda azalma oldu. Bunu sadece bu ürüne bağlamıyorum çünkü aha/bha içeren ürünler de kullandım. 
-Yağ olduğu için en büyük endişem cildimde sivilce yapıp yapmayacağıydı. Bu konuda herhangi bir sıkıntı yaşamadım.
-Aynı zamanda saç bakım ürünü olarak da kullandım. Ayda birkaç kere banyoya girmeden önce ürünü saç derime masaj yaparak 1 saat kadar beklettim. Gözle görülür bir etki yok fakat mutlaka saç derimin nem dengesinin korunmasında faydası olmuştur diye düşünüyorum. Kışın saç derim kuruduğu için arada böyle bakımlar gerekli oluyor.

Bendeki 20 ml olan boyu, bir de 45 ml seçeneği var. Alırken hangi boyunu alacağım konusunda tereddüt yaşamıştım. Fakat şimdi iyi ki 20 ml olanı almışım diyorum çünkü bu boyu bana fazlasıyla yetti. Zaten açıldıktan sonra 6 ay içerisinde tüketilmesi gerekiyor. Türkiye'de satışı yok; Naturisimo ya da Feelunique üzerinden edinebilirsiniz. Ben Naturisimo'dan almıştım. Naturisimo ve Feelunique'i henüz keşfetmediyseniz şuradaki yazımı okuyabilirsiniz. Sizin bu şekilde kullandığınız ve önerebileceğiniz yağlar var mı?

3 Haziran 2014 Salı

Clinique Skin Supplies For Men Age Defense For Eyes

Herkese merhaba! Son blog yazımı yazalı yaklaşık 1 yıl olmuş, bu kadar uzun bir aradan sonra şu an yazmak biraz tuhaf geliyor :) Bu süre zarfında birçok ürün denedim, aynı zamanda ürün seçimlerindeki tercihlerimde büyük değişiklikler oldu. Hepsinden ilerleyen yazılarda yavaş yavaş bahsetmeyi düşünüyorum; ilk olarak bir erkek bakım ürünüyle başlamak istedim.

Clinique Skin Supplies For Men Age Defense For Eyes göz çevresi için yoğun nem bakımı, ince çizgilerde azalma, koyu halka ve şişlikleri ortadan kaldırma gibi büyük iddialara sahip. Benim bir göz kreminden temel beklentim göz çevrem için yeterli nemi sağlaması ve göz çevresinde aydınlık bir görünüm kazanmaya yardımcı olması. Clinique yoğun nem sağlama bakımından benden geçer not aldı. Yoğun krem formunda ve göz çevresine uygulandığı anda mükemmel bir şekilde emiliyor. Göz çevresinin neme doyduğunu hissedebiliyorsunuz, bunu içerik listesinin ikinci sırasındaki shea yağına borçlu. Göz çevresini aydınlatma vaadini ise anlık olarak gerçekleştiriyor, bunu içerisindeki mica ve pigmentlerle sağladığını düşünüyorum. Kalıcı bir etki değil maalesef. Morluklar üzerinde herhangi bir etkisini  gözlemlemedim. Net bir şekilde gözlemlediğim bir şey oldu: Kullandığım süre boyunca göz çevremde bir pürüzsüzleşme, doku iyileşmesi farkettim ki bu beklemediğim bir şeydi ve çok hoşuma gitti.

2 Haziran 2014 Pazartesi

└►Yeniler #5

 Yeniler yazısı yazmayalı neredeyse bir sene olmuş Bloglarda okumayı en çok sevdiğim yazıların başında gelse de parça parça alışveriş yaptığım için bu tür yazılarda istikrarlı olamıyorum ben Ama ara ara yine böyle yeniler yazıları yazmaya çalışacağım ☺ 
 Son 4-5 haftada aldıklarım şöyle,

 Cilt bakımında Nonique markasına geçiş yaptım,  bir süre bu ürünleri deneyeceğim.
 Hem uygun fiyatlı hem de temiz içerikli ürünlere sahip bir marka Nonique. Avokadolu göz kreminin çoğu kişi tarafından beğenildiğini görünce almak istedim ve yanına farklı markalar olmasın diye iki ürün daha ekledim. Soldan sağa, avokadolu temizleme jeli, portakallı kivili nemlendirici ve avokadolu göz kremi.
 Ürünleri henüz tam olarak denemedim, 1-2 kez deneme yaptım sadece ve olumsuz bir taraflarını görmedim. Kullanıp bitmeye yakın bloga yazılarını yazacağım 
 Ben ürünleri Bilkent Real Hipermarket'ten aldım ama Lilakutu'da da markanın ürünlerinin satışı var.

 Sivilcelerden muzdarip birisi olarak bu sefer de birçok kişinin sevdiği Avene Triacneal ürününü denemek istedim. En uygun fiyat {ben aldığımda Avene ürünlerinde %40 indirim vardı sanıyorum} Facedermo'nun sitesinde olduğunu görünce yanına birkaç ihtiyacım olan ürünü {Avene termal su ve Burt's Bees narlı dudak kremi} de ekleyerek sipariş verdim Siparişim 2 gün içinde elime geçti. Alışverişlere sample da ekliyorlar. Memnun kaldığım bir online site oldu. İlerleyen zamanlarda tekrardan sipariş verebilirim

 Oje almadan duramayan ben bu sefer de Golden Rose'un yeni çıkardığı seri olan Color Expert'ten iki renk kaptım. Açık mavi {içerisinde az da mintlik olan harika bir renk} 56 no, ışıltılı bordo ise 32 no. Fırçaları kalın. Henüz deneme fırsatım olmadı, kullanan kişilerin yorumları güzel oldukları yönünde. Deneyip göreceğiz
 32 nolu ojenin içerisindeki ışıltılar çok hoşuma gitti
 İki ojenin yanına da biten, pek bi işe yaramayan Pastel tırnak sertleştiricimin yerine Calcium Milk tırnak bakım ürününü ve maxi brush oje kurutucu ojesini ekledim. Bu iki ürünü aynı gün denedim.
 Calcium milk yumuşak olan tırnaklarımı güzel sertleştirdi. Çok sert tırnaklar da yumuşak tırnaklar da çok çabuk kırılıyor, bu ürün ile tam ortası bir sertlik elde ettim. Hoşuma gitti.
 Maxi brush oje kurutucu oje ise NYC top coat'un yokluğunda ilaç gibi geldi. NYC'den hallice bir ürün, tavsiye edilir Ojenin hızlıca kurumasını sağlıyor ve ojenin üzerine iz çıkmasını gerçekten gayet güzel önlüyor.

 Yeni piyasaya çıkan NOTE markasından yağtığım ilk alışveriş Glossun yazısını geçtiğimiz haftalarda yazmıştım zaten. Bu alışveriş sonrası bir de ruj ile tekrardan gloss aldım, yazıları gelecek onların da. Ojelerden soldaki 30 no {içerisinde biraz turunculuk barındıran yazlık bir kırmızı}, sağdaki 49 no {ışıltılı çok hoş bir bordo}.

 Geçen gün fondöten bitirme maceram nedeniyle ten rengime uyan fondötenimin kalmadığını farkettim, kimisi koyu kimisi açık geliyor tenime. Onları belki karıştırarak kullanırım ama elimin altında yine de ten rengime uygun bir fondöten bulunsun istedim ve bu vesileyle çok da merak ettiğim Rimmel Wake Me Up fondöteni aldım Watsons'dan. Henüz açıp kullanmadım, bir fondötenimin daha bitmesini bekliyorum
 Oje ise Başak'ta görüp bayıldığım için alındıDeborah'ın yeni oje serisi Gel Effect'in 01 Nude rengi. Gerçekten de harika bir nude rengi. Yapısı, fırçası {kalın fırçalı}, duruşu {parlak bitişli} da çok güzel bir oje.

 Ve gelelim sonunda ülkemize teşrif eden WnW'da. Comfort Zone diye ölüp bittiğim far paletini henüz bulamasam da diğer istediğim Walking On Eggshells far paletine sonunda sahibim. Yazısı da yakın zamanda mutlaka gelecek 
 Markanın farları ve ojeleri dışında başka ürünü ilgimi çekmiyor. Ojelerinin de kalıcı olmadığını okuduktan sonra onlar da ilgi alanımdan değiller artık Şimdi markadan almayı en çok istediğim ürünler de Comfort Zone palet ve Brulee far. Umarım bir Gratis'te karşılaşacağız  kendileriyle ☺

 Son zamanlarda benim aldığım ürünler bunlardı. Yeniler yazılarını devam ettirebilmek dileğiyle Mutlu haftalar!